Nis 222013
 

Gizli Hipnoza Direnmek – İşitsel Uygulamalar

Ritmik, monoton ve yüksek volümlü seslerin insanları kolaylıkla transa sokabildiği biliniyor. Ritmik seslerin çeşitli beden hareketleriyle -dansla- desteklenmesi durumunda sözkonusu etki daha da güçlenmektedir. Bu etkilerden dini, sosyal ve politik grupların dışında, bazı satış sistemlerinin de etkin bir araç olarak yararlandığını söyleyebiliriz.

Düşük frekanslı beyin dalgalarının sesli uyarıcılarla simüle edilmesi, beyin ve vücut fonksiyonlarında kontrollü bazı değişimlere neden olur. Örneğin 8-12 Hz aralığındaki alfa dalgalarını belli bir süre dinlediğinde, dinleyen kişinin beyin dalgaları bu frekansa uyum göstermekte ve böylece o kişinin bilinçaltına erişim kolaylaşmaktadır. Bu duruma, “Alfa modu” denir. Alfa modu, hızlı ve etkin öğrenme sistemleri tarafından yoğun olarak kullanılmaktadır. Aynı mod, uykuya geçiş ve uykudan çıkış evrelerinde doğal olarak gerçekleşmektedir.

Beyin dalgaları

Delta (0.5-4Hz), Theta (4-8Hz) ve Alpha (8-12Hz) beyin dalgaları insanların ortalama işitme aralığının altındadır. Bildiğiniz gibi, normal işitme spektrumu 16Hz ile 15KHz arasında yer almaktadır. Standart ses cihazları insanların işitme frekans aralığına göre tasarlandığı için, özellikle basit kulaklıklar, çok yüksek ve çok düşük frekansları kapsamamaktadır. Bu teknik ve biyolojik sorunu gidermek amacıyla her iki kulağa farklı frekansta işitilebilir sesler verilmekte ve beynin bu iki ses arasındaki düşük frekanslı girişimi algılaması sağlanmaktadır. Örneğin bir kulağa 100 Hz.lik, diğer kulağa da 108 Hz.lik sesler verildiğinde beynimiz bu iki sesi birleştirip 8 Hz.lik ara sesi kendisi üretmektedir. İkili yapısı nedeniyle bu yönteme “binaural” adı verilir. Son dönemlerde daha pratik bir yöntem olarak “tripnaural” yada “isochronic tones” yöntemi kullanılmaya başlandı. Tripnaural -isochronic- yöntemde stereo kulaklıklara gerek kalmaz ve her ortamda kolayca kullanılabilir.

isochronic

izokronik tonlar (isochronic tones)

Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın,yüksek volümlü ve bas frekanslı seslerin baskın olduğu ortamlarda bilincinizin filtrelerinin devre dışı kalma olasılığının oldukça yüksek olacağını unutmayın. Alabileceğiniz en etkili önlem, sizin kontrolünüz dışındaki bu tür ortamlardan olabildiğince uzak durmaktır.

Bilinçli zihnin algılayamadığı seslerin bilinçaltı tarafından kolaylıkla algılandığı düşüncesi oldukça yaygın uygulamalarla destekleniyor.

Subliminal ses kayıtlarında bilinç engelini devre dışı bırakabilmek için, sesli mesajın frekansını işitme spektrumunun dışına kaydırmak en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Frekans Modülasyonu (FM) yöntemi kullanılarak sesli mesaj normal kulağın duyamayacağı bir seviyeye (15-16KHz) kaydırılır. Böyle bir ses kaydını dinlediğinizde, sesin yüksekliği ne kadar fazla olursa olsun, hiç bir sözcüğü duyamazsınız. Yine de o mesajın bilinçaltı tarafından algılanıp çözümlenebildiği söylenmektedir.

subliminal

Üst üste bindirilen seslerle oluşturulan subliminal kayıtlar

Subliminal mesajlarda çok yaygın olarak kullanılan bir diğer yöntem ise, mesajın bir başka ses kaydının ardına gizlenmesi esasına dayanır. Bu yöntemde ana mesajın sesi iyice kısılır ve zar-zor duyulacak hale getirilir. Aynı kaydın üzerine normal yükseklikte dinlendirici müzikler, dalga sesleri, yağmur sesleri veya ırmak sesleri gibi sesler eklenir. Böyle bir kaydı dinlediğinizde arka planda kalan asıl mesajı duymak pek kolay olmaz. Ancak bilinçaltının bu mesajı da kolayca yakaladığı söylenir. Örnek olarak ta, gürültülü bir salonda ilginizi çeken konuşmaları işitebildiğiniz gösterilir.

Sesli mesajların tersten çalınarak başka seslerin arasına karıştırılarak gizlenmesi de bir diğer yöntem olarak kullanılıyor. Bu yöntemi kullananlar, bilinçaltının, tersinden çalınan sesleri de kolayca algılayabildiğini iddia ediyor.

Bu arada, yüksek teknoloji kullanarak insanların düşünce ve inanç mekanizmalarının etkilenebildiğinden de bahsediliyor. Özellikle düşük frekanslı manyetik dalgalar aracılığıyla insanların etki altına alınabildiğine ilişkin görüşler var. Şimdilik bu tür konulara girmeye gerek duymuyorum.

Doğal yöntemlerle ve bize zarar verebilecek uygulamalardan korunmak için en önemli davranış biçimi bu tür ortamlardan uzak kalmaya çalışmak ve farkındalığımızı geliştirmektir. Farkındalığımızın gelişimi, kendimizi ve çevremizi eleştirel ve objektif bir bakışla değerlendirebilmemizi sağlar.

Eğer yüksek volümlü ya da monoton ve ritmik ses yayını yapılan bir ortamdayken birileri sizden önemli kararlar vermenizi istiyorsa, hemen o ortamdan uzaklaşmanızı öneriyorum. Sizi doğrudan etkileyecek ve sorumluluk gerektiren tüm kararları kendi denetiminizdeki, ya da hiç olmazsa tarafsızlığından emin olduğunuz ortamlarda verin. Acele etmeyin. Aldığınız kararları mutlaka sorgulayın. Güvendiğiniz kişilere danışın.

Müzik yayını yapılan mağazalarda bile dikkatli olmakta yarar var. Bu gibi yerlerden rastgele alışveriş yapmamak yararınıza olabilir. Ne alacağınıza baştan karar verin ve bir alışveriş listesi hazırlayın. Listenizde yazılı olmayan şeyleri almamaya ayrıca özen gösterin.

Bir sonraki yazımda Örtülü Hipnoz (Covert Hypnosis), Konuşma Hipnozu (Conversational Hypnosis) ve Dil Kalıpları konusunu ele alacağım.

Beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

Önceki yazılar:

 

Nis 112013
 

Gizli Hipnoza Direnmek – Görsel Uygulamalar

Öncelikle Gizli Hipnozdan kastımızın ne olduğunu netleştirelim: Gizli Hipnoz, ilgili kişinin bilgisi dışında uygulanan ve o kişinin çıkarlarını kısmen bile olsa olumsuz yönde etkileyebilen bilinçaltı yönlendirme tekniğidir. (*)

Gizli hipnozun pek çok çeşidi vardır. Bunların neredeyse hepsi, bilinçli zihnimizin algılama süzgeçlerini devre dışı bırakma esasına dayanır. Gizli hipnozda temel varsayım şudur: Kullanılan yöntem ne olursa olsun, bilinçli zihnin filtrelerinden geçen bütün mesajlar, bilinçaltı tarafından fazla direnç görmeden kabul görür. Bu tür uygulamalar genellikle “subliminal” olarak kategorize edilir.

Tekrarlama yöntemi
Reklam panolarında ve görsel medyada en çok yararlanılan tekniklerden biridir. Tekrarlanan görüntüler, o konu ile hiç ilginiz olmasa bile bilinçaltınız tarafından defalarca algılandığı için, siz farkına bile varmadan beyninizde kalıcı bir hale dönüşecek ve size tanıdık gelen bir özellik kazanacaktır. Bilinçaltımız, kendi dağarcığında yer alan bilgilere daha fazla itibar etme eğilimindedir. Reklamı yapılan ürüne gereksinim duyduğunuz zaman, size tanıdık gelen firmayı -daha önce hiç alışveriş yapmamış olsanız bile- sezgisel olarak kendinize daha yakın bulacaksınız.

Yirmibeşinci kare yöntemi
Bildiğiniz gibi sinema filmleri saydam resim karelerinin belli bir hızla ve peşpeşe gösterilmesiyle hayat bulur. Bir saniyenin yirmidörtte biri -yaklaşık 41.67 milisaniye- aralıklarla peş peşe gösterilen fotoğraflar arasındaki değişimi bilinçli zihnimiz farkedemez ve parça parça gösterilen bu fotoğrafları aynı görüntünün kesintisiz gösterimiymiş gibi algılar. Özetle, sadece 41.67 milisaniye süresince gösterilen bir görüntüyü, bilinçli zihnimiz tek başına yakalamakta zorlanır. Oysa aynı görüntü, hiç bir engele takılmadan doğrudan bilinçaltımıza ulaşır.

1950’lerde Amerikada bir sinema salonunda yapıldığı söylenen bir deneyde, gösterilen filmin her 24 karesinden sonra “Patlamış Mısır Ye ve Coca-Cola İç” yazılı bir yeni kare eklendi. Belirtildiğine göre film arasında yapılan satışlarda, normal film gösterimlerine kıyasla büyük bir artış elde edildi.

Bu tür uygulamalar “25. kare” olarak adlandırıldı. Daha sonra buna benzer çalışmalar her yerde yapılmaya başlandı ve sonunda yasa dışı ilan edilerek yasaklandı. Buna rağmen, 25. kare uygulamalarının kılıfına uydurularak hala kullanılmakta olduğu bilinir.

(25. kare yöntemiyle elde edilen verilerin aslında düzmece olduğu ve iddia edilen etkilerin gözlenmemiş olduğunu belirten görüşler de bulunmaktadır. Ancak, hızlı okuma çalışmalarımız sırasında deneysel olarak edindiğimiz bilgiler, bu konuda eğitilen kişilerde göz-beyin kavrama süresinin 5 milisaniye düzeyine kadar inebildiğini gösteriyor. Dolayısıyla bunun 8 katı uzunluğundaki bir sürede gösterilen resimlerin bilinçaltı tarafından rahatlıkla algılanabileceğini söyleyebiliriz. Ancak bu durumdan bilinçli zihin haberdar olmak zorunda değil.
Burada sözü edilen 25. karenin tamamen sembolik olduğunu belirtmekte yarar var. Dijital çağın filmlerinde bir saniye içinde gösterilen kare sayısı genellikle yirmidördün çok daha üzerinde. Bu girişimleri, genel görüntüyü bozmadan araya parça eklemek şeklinde algılamak daha doğru olur. )

Resimlerde Gizlenmiş Ayrıntılar
Pek çok reklam afişinde açıkça görülmeyen yazı ve görüntülerden yararlanılmıştır. Bunlardan pek çoğunu algılamak için hayal gücümüzü epeyce zorlamamız gerekiyor olsa da, bazılarını çok daha kolaylıkla görebiliriz.

Bu tür görsellerde ana tema olarak genellikle “seks” kullanılır. Bazan sadece gizli sözcüklere yer verilirken, bazan da cinsel organların çağrıştırılmasından yararlanılır. Çünkü seks, eylemlerimizi etkileyen temel güdülerimizden biridir. Çok daha masum görünüyor olsa bile, araba reklamlarında cinsel bakımdan çekici kadınların kullanılması da aslında bir gizlenmiş ayrıntı uygulamasıdır ve gizli hipnoz tanımına uyar. Mesaj erkeklere yöneliktir ve “bu arabaya sahip olursan, böyle çekici kadınlara da sahip olursun” anlamı taşır.

Görsel gizli hipnoz

 

Aşağıdaki örnek için ek bir açıklamaya gerek var mı? Mesaj çok fazla açık -aleni-. Bu yüzden o mesajın ilgi yerine rahatsızlık üretmesi çok daha büyük bir olasılık. Reklamcılık uygulamalarında estetik kaygının da hesaba katıldığı unutulmamalı.

subliminal mesajlar

 

Bana biraz zorlama gibi görünse de, facebook giriş sayfasında bile bu tür mesajlar olduğu iddia ediliyor:

subliminal

Bir sonraki yazımda işitme duyumuzu hedef alan gizli hipnoz uygulamalarını ele alacağım.

Beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy (http://hipnoz.axtelsoft.com/ahmet-aksoy-kimdir/)
hipnoz.axtelsoft.com
Gamet Gelişim (www.gamet.com.tr)
Gizli Hipnoz Uygulamaları – Görsel Uygulamalar

Not: (*) Bunu özellikle vurgulama gereği duyuyorum. Çünkü hipnotik etkilemenin ille de gizli yapılması şart değildir. Bu nedenle Gizli Hipnoz terimini, ilgili kişinin bilgisi dışında ve onun çıkarlarını gözetmeden yapılıyor olması koşuluna bağlıyorum. İleriki yazılarımda hipnotik etkilemelerin ilgili kişinin bilgisi dahilinde ve onun yararına kullanılmasına yönelik örnekleri de ele alacağım.