May 162013
 

Gizli Hipnoza Direnmek – Dil Kalıplarını Öğren ve Hem Savunmada Hem de Etkili İletişimde Başarılı Ol

Dil kalıpları

Gizli Hipnozun en yaygın ve etkili araçlarından biri, Dil Kalıplarıdır.

Eğer bir insanın sizi kolayca ikna ettiğini düşünüyorsanız; büyük olasılıkla konuşmasının içine gömülü bazı dil kalıpları vardır. Dil kalıplarını kullanan bazı kişiler, bu kalıpları kullandıklarının farkında bile değildir. Üstelik bu yöntemi doğaçlama kullandıkları için, teknik kullanıcılardan daha başarılı olurlar.

Konuşma dilimiz, iletişimin en etkin araçlarından biridir. Bu aracın doğru kullanımı, iletişimin de daha verimli olmasını sağlar.

Konuşma sırasında sadece hangi sözcüklerin kullanıldığı değil, bunların sıralaması, birbirine bağlanma şekli ve tonlamaları da önem taşır. Aynı sözcüklere, farklı sıralama veya tonlamalar kullanarak birbirinden çok farklı anlamlar yüklemek mümkün olur.

Örneğin “Oku da baban gibi, eşek olma!” ve ”Oku da, baban gibi eşek olma!” cümlelerinde aynı sözcükler, aynı sırayla kullanıldıkları halde; sadece virgülün -yani duraklamanın- yerinin değişmesiyle vurgular değişmekte ve birbirinden çok farklı anlamlar ortaya çıkmaktadır.

Sözlü iletişimle ilgili en önemli noktalardan biri, karşımızdaki kişinin tepkisel davranışlarının farkında olmaktır. Eğer kurduğumuz cümleler, karşımızdaki kişiyi suçlayıcı bir ifade taşırsa, o kişi otomatik olarak savunmaya geçecek, büyük olasılıkla söylediklerimizin önemli bir kısmını dinlemeyecek ve anlamayacaktır. Dil kalıpları, işte bu gibi durumlara düşmemek; hatta tam tersine, karşımızdakini incitmeden, savunmaya geçmeye zorlamadan onu da bizim gibi düşünmeye yönlendirmenin, ikna etmenin yollarını göstermektedir. Dil Kalıpları barışçıldır. Doğru ve yerinde kullanıldığı zaman, insanlar arasındaki iletişimi üst boyutlara çıkarabilir. Ancak bu güç, art niyetle kullanıldığı zaman olağanüstü zararlara neden olur.

Milton Erickson’un günlük çalışmalarından derlenen dil kalıpları, ikna sanatının en önemli araçlarının arasına girmiştir. Dil kalıpları listesinde elliden fazla öge bulunmaktadır. Sayı fazla olduğu için, bazı girişimciler bu kalıpları iskambil kartlarına işleyerek, kolayca taşınabilmesini ve kullanılabilmesini sağlamıştır. Bu tip kartlar “Zebu Kartları” olarak isimlendirilmektedir.

Dil kalıplarının size karşı kullanılmasını engellemenin en etkili yolu Dil Kalıplarını tanımak ve bu konudaki farkındalığınızı geliştirmektir. Tek başına bilgili olmak yeterli değildir. Çünkü doğaçlama ve ustalıkla kullanılan dil kalıplarını konuşma dilinin içinden ayıklayabilmeniz için bu konuda deneyimli olmanız gerekir. Aksi halde dil kalıpları tonlama, duraklama ve vurgularla bilinçli zihninizin filtre sistemini devre dışı bırakır ve asıl mesajı bilinçaltınıza işler.

Aşağıdaki örnek cümlelerde kullanılan dil kalıbı ögeleri koyu renkle yazılmıştır:

  • Acaba herşeye kızmaktan vazgeçtiğinde, ne kadar anlayışlı biri olacaksın, merak ediyorum.
  • Belki de bu sorunu çözmeyi herkesten çok sen istiyorsun.
  • Büyük ihtimalle zaten biliyorsun ki, bu arsa kısa bir süre içinde prim yapacak.
  • Hayal edebiliyor musun, sigarayı bıraktığında, ona harcamak yerine biriktireceğin parayla bir araba bile satın alabilirsin.

Dil kalıplarını öğrenmek sadece kendinizi savunma olanağı sağlamakla kalmaz; aynı zamanda size, her alanda, çok güçlü bir karşılıklı iletişim aracı verir.

Bir sonraki yazımda “Gömülü Komutlar” (Embedded Commands) konusunu ele alacağım.

Beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

 

May 022013
 

Gizli Hipnoza Direnmek – Örtülü Hipnoz (Covert Hypnosis) ve Dil Kalıpları

HipnozÖncelikle, Örtülü Hipnoz Tekniğinin etik kurallar çerçevesinde kullanıldığında hem etkin, hem de yararlı bir teknik olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu ve önceki yazılarımda vurgulamaya çalıştığım temel nokta, bu tür yöntemlerin “bilgisiz veya art niyetli” kişilerin elinde “zararlı” araçlara dönüşebileceği gerçeğidir.

İşte bu nedenle, Örtülü Hipnoza direnmek için kullanılacak en etkin yöntem, bu tekniğin en azından temel ilkelerini ve çalışma şeklini öğrenmektir.

Örtülü Hipnoz (covert hypnosis), çok yaygın olarak kullanılan; ama bir o kadar da tanınmayan bir yöntemdir. Örtülü hipnozda muhatap, durumun farkında değildir. Örtülü hipnoz, insanlara hipnotik etki altına girdiklerini farkettirmeden, onları hipnotik etki altına alma sanatı olarak tanımlanır. Bu yöntem, Igor Ledochowsky, Dr Joe Vitale ve Kevin Hogan gibi kişiler tarafından geliştirilmiştir.

Örtülü hipnoz, konuşma dilinin etkin bir şekilde kullanımıyla ve dil kalıplarından yararlanarak uygulanır. Eğer uygulayıcı kişi konuşma diline ve dil kalıplarına yeterince hakim değilse, kullandığı teknikler pek bir işe yaramayacaktır.

Örtülü hipnoz yöntemlerini, çoğunlukla, müşterilerini daha kolay ikna etmek isteyen satış uzmanları ve politikacılar kullanmaktadır.

Konuşma Hipnozu (Conversational Hypnosis) tekniği, çoğu kez Örtülü Hipnoz ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. Dil Kalıpları (Language Patterns) bu uygulamaların temel unsurlarındandır.

Örtülü hipnozu (yada Konuşma Hipnozunu) etkin bir şekilde kullanabilmek için öncelikle klasik hipnozu iyi kavramak gerekir. Örtülü hipnozda iki temel unsur bulunur. Bunlardan birincisi, konuşma diline hakim olmaktır. İnsanları hipnotik konuma sokarken, belli dil kalıplarından yararlanılır. Aslında bu dil kalıpları, bilinçaltını etkileyebilmek için aşılması gereken “kritik faktör”ün üstesinden gelebilmek amacıyla kullanılır. Bu nedenle Örtülü Hipnoz için konuşma diline çok iyi hakim olmak şarttır.

Örtülü hipnozun ikinci temel unsuru ise konuşmada akıcılık ve ilişkilendirme sağlanmasıdır. Yönlendirici düşünceler akıcı bir şekilde sunulduğunda, karşıdaki kişinin bir fikir oluşturması sırasında mantığına başvurmasına gerek kalmaz. Bu da, yeni düşünceye karşı bir direnç gelişmesi olasılığını ortadan kaldırır. İlişkilendirme, bilinçaltına bilgi aktarmanın en etkin yoludur. Çünkü bilinç, eskiden edinilmiş bilgilerle yeni bilgileri kıyaslayarak bir sonuca varmaya çalışır. Örneğin insanlara yiyeceklerle ilgili bazı sorular yönelterek onları beslenmeyle ilgili belirli arzu veya eylemlere yönlendirmemiz mümkün olur.

Örtülü hipnozda çok önemli işlevlere sahip 4 bağlaç vardır: “iken”, “çünkü”, “ve”, “anlamına gelir”.

Bu sözcükler, düşünceleri birbirine bağlayan köprüler gibidir. Aşağıdaki örnek cümlelerde bu sözcükler koyu olarak yazılmıştır:

“Şimdi sen burada gevşemeyi öğrenmeye çalışırken kendini daha da rahatlamış bir durumda bulabilirsin. Çünkü geçmişte de gevşemiştin ve bu da vücudunun gevşemeyi yeniden başarabileceği anlamına gelir.

Ve sen daha fazla gevşedikçe, içindeki artan rahatlama duygusunu sürdürmek gittikçe kolaylaşır. Çünkü vücudun, rahatlamayı mükemmel bir şey haline getirecek yeteneklere sahiptir.”

Örtülü hipnoz, aslında, hayatımızın her alanında kullanılabilecek çok önemli bir araçtır. Hipnoz sözcüğünün yaratabileceği olası dirençlerle boğuşmaya gerek bırakmayan bu etkin araç, özenle ve toplumsal etik kuralların ışığında değerlendirilerek kullanıldığında çok etkili bir iletişim aracına dönüşür. Bu aracın yanlış ellerde ve size karşı kullanılmasını engellemek için, onu iyi tanımalısınız.

Dil Kalıpları ile ilgili daha ayrıntılı açıklama ve örnekleri bir sonraki yazımda ele alacağım.

Beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

Kaynakça:
Street Hypnosis Exposed, Igor Ledochovsky&Clifford Mee, 2008
Advanced Covert Hypnosis, Igor Ledochovsky, 2010
The Hypnotic Writing Master Course, Dr Joe Vitale, 2004
Hypnotic Marketing, Joe Vitale & Jo Han Mok, 2003

Konuyla ilgili diğer yazılar:
Gizli Hipnoza Direnmek – İşitsel Uygulamalar
Gizli Hipnoz Uygulamaları – Görsel Uygulamalar
Gizli Hipnoza Direnmenin Yöntemleri

 

Nis 052013
 

Trans Olmadan Hipnoz Olur mu?

hipnozBazıları için hipnoz ve trans eşanlamlı sözcüklerdir. Oysa bazıları her ikisini birbirinden ayrı kavramlar olarak ele alır. Aslında her iki kavram bazan aynı durumu ifade ederken, bazan da farklılıkları vurgular.

Genel olarak hipnoz uygulamalarının bir trans hali oluşturduğu söylense de, “Trans Olmadan Hipnoz” yapılabildiğini söyleyen uygulamacılar da vardır. (Hypnosis Without Trance – James Tripp)

Aslına bakarsanız, isteyen herkes bir başkasına ya da bir gruba hipnoz uygulayabilir. Yeter ki karşısındaki kişi veya kişiler hipnoza girmeye istekli ve hazır olsun. Çünkü hipnoz aslında oto-hipnozdur. Hipnoz yapılmaz, hipnoz olunur. Eğer istemiyorsanız, hiç kimse sizi zorla hipnoza sokamaz.

Hipnoz, kişide telkine açık bir durum oluşturur. Hipnoza giren kişi, hipnozcu ile arasındaki güven seviyesine bağlı olarak aldığı telkinlere tepki verir. Kişi, hipnoz dışındayken kesinlikle onaylamayacağı düşünce ve davranışları, hipnoz altındayken de reddeder. Bu durumu doğrulayan çeşitli bilimsel deneyler vardır. Hipnoz altındaki insanların tüm kontrolünün hipnozcunun eline geçtiği inancı sadece bir şehir efsanesidir.

Hipnozu bilinçaltını sorgulamak ya da bilinçaltındaki bazı kalıpları değiştirmek için kullanmak mümkündür. Hipnoz altında sorgulama, doğru yöntemler kullanılarak yapıldığında, bilinçaltının derinliklerine gizlenmiş kritik sorunları yakalamada yardımcı olabilir. Ancak, davranış değişiklikleri yapılmak istendiğinde, çok daha dikkatli davranmak gerekir.

Karmaşık bir ilişkiler yumağı halindeki sorunları zorlama yöntemlerle çözmeye çalışmak, uzun vadede beklenmedik başka sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Hipnoz, her zaman ve her koşulda değil, genellikle daha basit diğer yöntemler işe yaramadığında kullanılmalıdır. Örneğin, sıradan bir başağrısını gidermek için beyin ameliyatı gerekmez. Ama, sıradan görünen bir başağrısının, önemli bir başka sorunun habercisi olabileceğini de hiç bir zaman göz ardı etmemek gerekir.

İster hipnoz, ister bir başka yöntem kullanılsın, çözümün asıl unsuru olarak bilinçaltının doğrudan devreye girmesini ve onun paylaşımını sağlamak gerekir. Aksi halde, bilinçaltına “rağmen” yapılan dayatmaların ters tepmesi, çok güçlü bir olasılıktır. Bilinçaltındaki korku, endişe ve olumsuz inançları temizlemeden yapılacak davranış değişiklikleri kalıcı çözümler üretmez.

Hipnoz, çok güçlü bir araçtır ve mutlaka bilinçli bir şekilde kullanılmalıdır.

Ahmet Aksoy

http://hipnoz.axtelsoft.com/2013/04/05/trans-olmadan-hipnoz-olur-mu/

Ağu 042011
 

Hipnoz, gün içinde kendiliğinden girip-çıktığımız bir tür trans halidir. Uykuya dalmadan hemen önce ve uykudan yeni uyanırken bu trans halinde oluruz. Doğal ve güvenlidir. Bir çok kişinin sandığının aksine, hipnoz altındayken bir başkasının kontrolü altına girmezsiniz. Onaylamadığınız hiç bir komutu hiç bir kimse size zorla yaptıramaz. Kontrol tamamiyle sizdedir. Eğer bunun aksi olsaydı, tüm toplumlar kolayca zombi gruplarına dönerdi.

Aslında tüm hipnozlar, otohipnoz’dan başka bir şey değildir. Kişi hipnoz altına girip girmemeye kendisi karar verir. Elbette bunu her zaman bilinçli olarak yaptığımız söylenemez. Ayrıca, bazı insanlar hipnoza karşı doğal olarak dirençlidir. Bazıları ise çok çabuk hipnotize olurlar.

Daha önceki bir yazımda, televizyonun bir hipnoz makinesi olduğunu söylemiştim. Bir çok insan gönüllü olarak bu cihazın karşısına geçer ve transa girebilmek için en uygun koşulları yaratır. Eleştirel yetişkin mantık filtrelerini kapatır. Her şeyi kabullenmeye hazır bir şekilde ekrandan aktarılanlara kendini teslim eder.

Benim eşim de iyi bir televizyon izleyicisidir. Fırsat bulduğunda kaçırmadığı bir çok dizi vardır. Ama o tipik bir izleyici değildir, hipnoza izin vermez. O hep gözlemci konumunda kalır. Dizileri, filmleri izlerken kendini olup bitenin akışına bırakmaz. Kameranın açısına, mekanın tarihsel veya fiziksel dokusuna, kişilerin mimiklerine ve vücut diline bakar. Televizyondan aktarılan öyküyle hiçbir zaman bütünleşmez. Aradaki mesafeyi korur. Ve tüm olup bitenleri, eleştirel bir gözlemci olarak değerlendirir.

Bu konuda ben onun kadar başarılı değilim. Ama hipnoz altına girip girmemeye kendim karar veririm. Neyi ve niçin izleyeceğimi baştan belirler ve izlediklerimle bütünleşirim. Karar hakkı tamamiyle bana aittir. Bir izleyici olduğumu ve istediğim zaman herşeyi sonlandırabileceğimi bilirim. Bir dram izlerken gözlerim dolar; kaliteli bir espriyle karşılaştığımda kahkahayı patlatırım. Ama izlemeyi sürdürüp sürdürmemeye hep ben karar veririm. Bazı programlar o kadar sürükleyicidir ki, kontrolü kaybetmemek için onları izlemeyi reddederim.

Herkes aynı şeyleri yapabilir. Bu bir otohipnoz meselesidir. Hiç kimse sizi size rağmen hipnotize edemez. Buna izin verip vermemek sizin kendi seçiminizdir, sizin kendi kararınızdır. Derinliğine de siz karar verirsiniz. Yeter ki bunun farkında olun.

Ahmet Aksoy
http://hipnoz.axtelsoft.com/2011/08/04/otohipnoz-anah…sizin-elinizde/

Ağu 032011
 

Hipnoz, yaşamımızın doğal bir parçası. Farkında bile olmadan etkileniyoruz. Aşağıda verdiğimiz basit testleri uygulayarak bu tür etkilenmelere ne kadar açık olduğunuzu kontrol edebilirsiniz:

Yöntem 1

1- Ayakta durun. Kaslarınızı olabildiğince gevşetin ve kollarınızı birbirine ve yere paralel şekilde ileriye doğru uzatın
2- Avuç içleriniz birbirine baksın ve aralarında 5-10 cm kadar bir boşluk olsun
3- Ellerinizin arasındaki boşluğa bakın ve bakışınızı o noktadan ayırmadan “Kapan… Kapan… Kapan…” sözcüklerini peşpeşe yineleyin. Bu sözcükleri sakin ve monoton bir şekilde tekrarlayın.

Yorum: En fazla 1-2 dakika içinde ellerinizin birleşmesi beklenir. Bazı deneklerde ise tam tersine, ellerin birbirinden uzaklaştığı görülmüştür. Bu örnek, verilen komutların kaslarımız üzerinde doğrudan etkili olduğunu göstermektedir. Üstelik bu komutu kimin verdiği de çok önemli değildir. Reklamlara dikkat edin: aynı komutlar sürekli yineleniyor…

Aynı testi, sözcükleri yine monoton ama olabildiğince hızlı bir şekilde söyleyerek tekrarlayın. Hızlandırılmış sözcüklerin, hızlandırılmış etkiler yarattığına şahit olacaksınız.

 

Yöntem 2

Kendi kendinize “Alışveriş yapıyorum” deyin. Ve hemen arkasından zihninizde oluşan görüntüleri izleyin. Belki bir bakkal dükkanı, bir süper market veya pazar yeri…

Bir arkadaşınızdan yardım isteyin. Size rasgele eşya, hayvan, nesne türü somut sözcükler söylesin. Her sözcüğün zihninizde nasıl görüntüler oluşturduğunu izleyin.

Yorum: Sözcükler zihnimizde görsel imgeler oluşturur. Eğer bazı sözcükler belli bir sistematikle size aktarılırsa, size söylenenleri zihninizde canlandırmaya, giderek onu yaşamaya başlarsınız.  Eğer somut sözcükler sizde görsel imgeleri tetiklemiyorsa, hipnozdan etkilenme olasılığınız düşük demektir.

 

Yöntem 3

“Burnumu kaşındıran bir şey var”. Bu cümleyi arada biraz beklemeler yaparak birkaç dakika boyunca tekrarlayın.

Yorum: Eğer hala burnunuza dokunmamışsanız, hipnoza karşı dirençli olduğunuz söylenebilir. Normal olarak sözcükler bizde duygusal tepkimelere neden olur.

Kısacası, sözcükler eylemsel, görsel ve dokunsal sonuçlar üretebiliyor. Bu nedenle uygun şekilde düzenlenen sözcük grupları ile -yazılarla veya konuşmalarla- bizden istenenleri yapmaya ikna olmak hiç te zor değil. Özellikle Örtülü Hipnoz, günlük yaşantımızın ayrılmaz bir parçası.

Ahmet Aksoy
http://hipnoz.axtelsoft.com/2011/08/03/hipnoz-yatkinl…n-3-basit-yolu/

Tem 282011
 

Hipnoz nedir?

Pek çok kişi için hipnoz, eski çağlardan kopup gelmiş, gizemli ve hatta ürkütücü bir araçtır. Bu kişilere göre, hipnoz kullanılarak insanlara yapmak istemedikleri şeyler yaptırılır. Hipnoz, bir çeşit büyüdür.

Bazıları içinse hipnoz, gözbağcılıktır. Bir sahne oyunudur. Eğlencedir.

Hipnozla yeni tanışan uygulayıcılar ise bilinçaltlarının derinliklerindeki gizli bilgilere, gizli hazinelere erişmeyi hayal ederler.

Oysa hipnoz, günlük yaşamımızın önemli bir parçasıdır. Televizyonda sevdiğimiz bir diziyi, ya da bir filmi izlerken hipnoz altına girer, ne telefonun ne kapının zilini duymayız.

Kendimizi kaptırmış bir şekilde ders çalışırken, yada aşık olduğumuzda hipnoz altındayız demektir. Zamanın su gibi akıp geçtiği durumlar, net bir hipnoz halidir. Hipnoz hali, dış etkenlere bilinçaltımızın kapısını ardına kadar açtığımız, etkilenmeye en açık olduğumuz durumdur.

Televizyon için “Aptal kutusu” derler. Ne kadar yanlış! Televizyon, aslında bir hipnoz makinesidir. Aptallar veya dikkatini bir noktaya odaklamakta sorun yaşayanlar hipnotize olamadıklarına göre, televizyon onlara hitap etmiyor demektir. Ya diğerleri… İşte onlar da yoğun bir reklam ve politik yönlendirme bombardımanına tabi olur.

Burada hipnozun tarihçesini, kullanım şekillerini, örnek uygulamaları ele almaya çalışacağız. Eğer hipnozun ne olup olmadığını öğrenmek istiyor, ya da bu konudaki bilgilerinizi paylaşmak istiyorsanız, bizi izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

İleri Hipnoz, NLP, EFT