May 162013
 

Gizli Hipnoza Direnmek – Dil Kalıplarını Öğren ve Hem Savunmada Hem de Etkili İletişimde Başarılı Ol

Dil kalıpları

Gizli Hipnozun en yaygın ve etkili araçlarından biri, Dil Kalıplarıdır.

Eğer bir insanın sizi kolayca ikna ettiğini düşünüyorsanız; büyük olasılıkla konuşmasının içine gömülü bazı dil kalıpları vardır. Dil kalıplarını kullanan bazı kişiler, bu kalıpları kullandıklarının farkında bile değildir. Üstelik bu yöntemi doğaçlama kullandıkları için, teknik kullanıcılardan daha başarılı olurlar.

Konuşma dilimiz, iletişimin en etkin araçlarından biridir. Bu aracın doğru kullanımı, iletişimin de daha verimli olmasını sağlar.

Konuşma sırasında sadece hangi sözcüklerin kullanıldığı değil, bunların sıralaması, birbirine bağlanma şekli ve tonlamaları da önem taşır. Aynı sözcüklere, farklı sıralama veya tonlamalar kullanarak birbirinden çok farklı anlamlar yüklemek mümkün olur.

Örneğin “Oku da baban gibi, eşek olma!” ve ”Oku da, baban gibi eşek olma!” cümlelerinde aynı sözcükler, aynı sırayla kullanıldıkları halde; sadece virgülün -yani duraklamanın- yerinin değişmesiyle vurgular değişmekte ve birbirinden çok farklı anlamlar ortaya çıkmaktadır.

Sözlü iletişimle ilgili en önemli noktalardan biri, karşımızdaki kişinin tepkisel davranışlarının farkında olmaktır. Eğer kurduğumuz cümleler, karşımızdaki kişiyi suçlayıcı bir ifade taşırsa, o kişi otomatik olarak savunmaya geçecek, büyük olasılıkla söylediklerimizin önemli bir kısmını dinlemeyecek ve anlamayacaktır. Dil kalıpları, işte bu gibi durumlara düşmemek; hatta tam tersine, karşımızdakini incitmeden, savunmaya geçmeye zorlamadan onu da bizim gibi düşünmeye yönlendirmenin, ikna etmenin yollarını göstermektedir. Dil Kalıpları barışçıldır. Doğru ve yerinde kullanıldığı zaman, insanlar arasındaki iletişimi üst boyutlara çıkarabilir. Ancak bu güç, art niyetle kullanıldığı zaman olağanüstü zararlara neden olur.

Milton Erickson’un günlük çalışmalarından derlenen dil kalıpları, ikna sanatının en önemli araçlarının arasına girmiştir. Dil kalıpları listesinde elliden fazla öge bulunmaktadır. Sayı fazla olduğu için, bazı girişimciler bu kalıpları iskambil kartlarına işleyerek, kolayca taşınabilmesini ve kullanılabilmesini sağlamıştır. Bu tip kartlar “Zebu Kartları” olarak isimlendirilmektedir.

Dil kalıplarının size karşı kullanılmasını engellemenin en etkili yolu Dil Kalıplarını tanımak ve bu konudaki farkındalığınızı geliştirmektir. Tek başına bilgili olmak yeterli değildir. Çünkü doğaçlama ve ustalıkla kullanılan dil kalıplarını konuşma dilinin içinden ayıklayabilmeniz için bu konuda deneyimli olmanız gerekir. Aksi halde dil kalıpları tonlama, duraklama ve vurgularla bilinçli zihninizin filtre sistemini devre dışı bırakır ve asıl mesajı bilinçaltınıza işler.

Aşağıdaki örnek cümlelerde kullanılan dil kalıbı ögeleri koyu renkle yazılmıştır:

  • Acaba herşeye kızmaktan vazgeçtiğinde, ne kadar anlayışlı biri olacaksın, merak ediyorum.
  • Belki de bu sorunu çözmeyi herkesten çok sen istiyorsun.
  • Büyük ihtimalle zaten biliyorsun ki, bu arsa kısa bir süre içinde prim yapacak.
  • Hayal edebiliyor musun, sigarayı bıraktığında, ona harcamak yerine biriktireceğin parayla bir araba bile satın alabilirsin.

Dil kalıplarını öğrenmek sadece kendinizi savunma olanağı sağlamakla kalmaz; aynı zamanda size, her alanda, çok güçlü bir karşılıklı iletişim aracı verir.

Bir sonraki yazımda “Gömülü Komutlar” (Embedded Commands) konusunu ele alacağım.

Beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

 

May 022013
 

Gizli Hipnoza Direnmek – Örtülü Hipnoz (Covert Hypnosis) ve Dil Kalıpları

HipnozÖncelikle, Örtülü Hipnoz Tekniğinin etik kurallar çerçevesinde kullanıldığında hem etkin, hem de yararlı bir teknik olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu ve önceki yazılarımda vurgulamaya çalıştığım temel nokta, bu tür yöntemlerin “bilgisiz veya art niyetli” kişilerin elinde “zararlı” araçlara dönüşebileceği gerçeğidir.

İşte bu nedenle, Örtülü Hipnoza direnmek için kullanılacak en etkin yöntem, bu tekniğin en azından temel ilkelerini ve çalışma şeklini öğrenmektir.

Örtülü Hipnoz (covert hypnosis), çok yaygın olarak kullanılan; ama bir o kadar da tanınmayan bir yöntemdir. Örtülü hipnozda muhatap, durumun farkında değildir. Örtülü hipnoz, insanlara hipnotik etki altına girdiklerini farkettirmeden, onları hipnotik etki altına alma sanatı olarak tanımlanır. Bu yöntem, Igor Ledochowsky, Dr Joe Vitale ve Kevin Hogan gibi kişiler tarafından geliştirilmiştir.

Örtülü hipnoz, konuşma dilinin etkin bir şekilde kullanımıyla ve dil kalıplarından yararlanarak uygulanır. Eğer uygulayıcı kişi konuşma diline ve dil kalıplarına yeterince hakim değilse, kullandığı teknikler pek bir işe yaramayacaktır.

Örtülü hipnoz yöntemlerini, çoğunlukla, müşterilerini daha kolay ikna etmek isteyen satış uzmanları ve politikacılar kullanmaktadır.

Konuşma Hipnozu (Conversational Hypnosis) tekniği, çoğu kez Örtülü Hipnoz ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. Dil Kalıpları (Language Patterns) bu uygulamaların temel unsurlarındandır.

Örtülü hipnozu (yada Konuşma Hipnozunu) etkin bir şekilde kullanabilmek için öncelikle klasik hipnozu iyi kavramak gerekir. Örtülü hipnozda iki temel unsur bulunur. Bunlardan birincisi, konuşma diline hakim olmaktır. İnsanları hipnotik konuma sokarken, belli dil kalıplarından yararlanılır. Aslında bu dil kalıpları, bilinçaltını etkileyebilmek için aşılması gereken “kritik faktör”ün üstesinden gelebilmek amacıyla kullanılır. Bu nedenle Örtülü Hipnoz için konuşma diline çok iyi hakim olmak şarttır.

Örtülü hipnozun ikinci temel unsuru ise konuşmada akıcılık ve ilişkilendirme sağlanmasıdır. Yönlendirici düşünceler akıcı bir şekilde sunulduğunda, karşıdaki kişinin bir fikir oluşturması sırasında mantığına başvurmasına gerek kalmaz. Bu da, yeni düşünceye karşı bir direnç gelişmesi olasılığını ortadan kaldırır. İlişkilendirme, bilinçaltına bilgi aktarmanın en etkin yoludur. Çünkü bilinç, eskiden edinilmiş bilgilerle yeni bilgileri kıyaslayarak bir sonuca varmaya çalışır. Örneğin insanlara yiyeceklerle ilgili bazı sorular yönelterek onları beslenmeyle ilgili belirli arzu veya eylemlere yönlendirmemiz mümkün olur.

Örtülü hipnozda çok önemli işlevlere sahip 4 bağlaç vardır: “iken”, “çünkü”, “ve”, “anlamına gelir”.

Bu sözcükler, düşünceleri birbirine bağlayan köprüler gibidir. Aşağıdaki örnek cümlelerde bu sözcükler koyu olarak yazılmıştır:

“Şimdi sen burada gevşemeyi öğrenmeye çalışırken kendini daha da rahatlamış bir durumda bulabilirsin. Çünkü geçmişte de gevşemiştin ve bu da vücudunun gevşemeyi yeniden başarabileceği anlamına gelir.

Ve sen daha fazla gevşedikçe, içindeki artan rahatlama duygusunu sürdürmek gittikçe kolaylaşır. Çünkü vücudun, rahatlamayı mükemmel bir şey haline getirecek yeteneklere sahiptir.”

Örtülü hipnoz, aslında, hayatımızın her alanında kullanılabilecek çok önemli bir araçtır. Hipnoz sözcüğünün yaratabileceği olası dirençlerle boğuşmaya gerek bırakmayan bu etkin araç, özenle ve toplumsal etik kuralların ışığında değerlendirilerek kullanıldığında çok etkili bir iletişim aracına dönüşür. Bu aracın yanlış ellerde ve size karşı kullanılmasını engellemek için, onu iyi tanımalısınız.

Dil Kalıpları ile ilgili daha ayrıntılı açıklama ve örnekleri bir sonraki yazımda ele alacağım.

Beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

Kaynakça:
Street Hypnosis Exposed, Igor Ledochovsky&Clifford Mee, 2008
Advanced Covert Hypnosis, Igor Ledochovsky, 2010
The Hypnotic Writing Master Course, Dr Joe Vitale, 2004
Hypnotic Marketing, Joe Vitale & Jo Han Mok, 2003

Konuyla ilgili diğer yazılar:
Gizli Hipnoza Direnmek – İşitsel Uygulamalar
Gizli Hipnoz Uygulamaları – Görsel Uygulamalar
Gizli Hipnoza Direnmenin Yöntemleri

 

Nis 222013
 

Gizli Hipnoza Direnmek – İşitsel Uygulamalar

Ritmik, monoton ve yüksek volümlü seslerin insanları kolaylıkla transa sokabildiği biliniyor. Ritmik seslerin çeşitli beden hareketleriyle -dansla- desteklenmesi durumunda sözkonusu etki daha da güçlenmektedir. Bu etkilerden dini, sosyal ve politik grupların dışında, bazı satış sistemlerinin de etkin bir araç olarak yararlandığını söyleyebiliriz.

Düşük frekanslı beyin dalgalarının sesli uyarıcılarla simüle edilmesi, beyin ve vücut fonksiyonlarında kontrollü bazı değişimlere neden olur. Örneğin 8-12 Hz aralığındaki alfa dalgalarını belli bir süre dinlediğinde, dinleyen kişinin beyin dalgaları bu frekansa uyum göstermekte ve böylece o kişinin bilinçaltına erişim kolaylaşmaktadır. Bu duruma, “Alfa modu” denir. Alfa modu, hızlı ve etkin öğrenme sistemleri tarafından yoğun olarak kullanılmaktadır. Aynı mod, uykuya geçiş ve uykudan çıkış evrelerinde doğal olarak gerçekleşmektedir.

Beyin dalgaları

Delta (0.5-4Hz), Theta (4-8Hz) ve Alpha (8-12Hz) beyin dalgaları insanların ortalama işitme aralığının altındadır. Bildiğiniz gibi, normal işitme spektrumu 16Hz ile 15KHz arasında yer almaktadır. Standart ses cihazları insanların işitme frekans aralığına göre tasarlandığı için, özellikle basit kulaklıklar, çok yüksek ve çok düşük frekansları kapsamamaktadır. Bu teknik ve biyolojik sorunu gidermek amacıyla her iki kulağa farklı frekansta işitilebilir sesler verilmekte ve beynin bu iki ses arasındaki düşük frekanslı girişimi algılaması sağlanmaktadır. Örneğin bir kulağa 100 Hz.lik, diğer kulağa da 108 Hz.lik sesler verildiğinde beynimiz bu iki sesi birleştirip 8 Hz.lik ara sesi kendisi üretmektedir. İkili yapısı nedeniyle bu yönteme “binaural” adı verilir. Son dönemlerde daha pratik bir yöntem olarak “tripnaural” yada “isochronic tones” yöntemi kullanılmaya başlandı. Tripnaural -isochronic- yöntemde stereo kulaklıklara gerek kalmaz ve her ortamda kolayca kullanılabilir.

isochronic

izokronik tonlar (isochronic tones)

Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın,yüksek volümlü ve bas frekanslı seslerin baskın olduğu ortamlarda bilincinizin filtrelerinin devre dışı kalma olasılığının oldukça yüksek olacağını unutmayın. Alabileceğiniz en etkili önlem, sizin kontrolünüz dışındaki bu tür ortamlardan olabildiğince uzak durmaktır.

Bilinçli zihnin algılayamadığı seslerin bilinçaltı tarafından kolaylıkla algılandığı düşüncesi oldukça yaygın uygulamalarla destekleniyor.

Subliminal ses kayıtlarında bilinç engelini devre dışı bırakabilmek için, sesli mesajın frekansını işitme spektrumunun dışına kaydırmak en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Frekans Modülasyonu (FM) yöntemi kullanılarak sesli mesaj normal kulağın duyamayacağı bir seviyeye (15-16KHz) kaydırılır. Böyle bir ses kaydını dinlediğinizde, sesin yüksekliği ne kadar fazla olursa olsun, hiç bir sözcüğü duyamazsınız. Yine de o mesajın bilinçaltı tarafından algılanıp çözümlenebildiği söylenmektedir.

subliminal

Üst üste bindirilen seslerle oluşturulan subliminal kayıtlar

Subliminal mesajlarda çok yaygın olarak kullanılan bir diğer yöntem ise, mesajın bir başka ses kaydının ardına gizlenmesi esasına dayanır. Bu yöntemde ana mesajın sesi iyice kısılır ve zar-zor duyulacak hale getirilir. Aynı kaydın üzerine normal yükseklikte dinlendirici müzikler, dalga sesleri, yağmur sesleri veya ırmak sesleri gibi sesler eklenir. Böyle bir kaydı dinlediğinizde arka planda kalan asıl mesajı duymak pek kolay olmaz. Ancak bilinçaltının bu mesajı da kolayca yakaladığı söylenir. Örnek olarak ta, gürültülü bir salonda ilginizi çeken konuşmaları işitebildiğiniz gösterilir.

Sesli mesajların tersten çalınarak başka seslerin arasına karıştırılarak gizlenmesi de bir diğer yöntem olarak kullanılıyor. Bu yöntemi kullananlar, bilinçaltının, tersinden çalınan sesleri de kolayca algılayabildiğini iddia ediyor.

Bu arada, yüksek teknoloji kullanarak insanların düşünce ve inanç mekanizmalarının etkilenebildiğinden de bahsediliyor. Özellikle düşük frekanslı manyetik dalgalar aracılığıyla insanların etki altına alınabildiğine ilişkin görüşler var. Şimdilik bu tür konulara girmeye gerek duymuyorum.

Doğal yöntemlerle ve bize zarar verebilecek uygulamalardan korunmak için en önemli davranış biçimi bu tür ortamlardan uzak kalmaya çalışmak ve farkındalığımızı geliştirmektir. Farkındalığımızın gelişimi, kendimizi ve çevremizi eleştirel ve objektif bir bakışla değerlendirebilmemizi sağlar.

Eğer yüksek volümlü ya da monoton ve ritmik ses yayını yapılan bir ortamdayken birileri sizden önemli kararlar vermenizi istiyorsa, hemen o ortamdan uzaklaşmanızı öneriyorum. Sizi doğrudan etkileyecek ve sorumluluk gerektiren tüm kararları kendi denetiminizdeki, ya da hiç olmazsa tarafsızlığından emin olduğunuz ortamlarda verin. Acele etmeyin. Aldığınız kararları mutlaka sorgulayın. Güvendiğiniz kişilere danışın.

Müzik yayını yapılan mağazalarda bile dikkatli olmakta yarar var. Bu gibi yerlerden rastgele alışveriş yapmamak yararınıza olabilir. Ne alacağınıza baştan karar verin ve bir alışveriş listesi hazırlayın. Listenizde yazılı olmayan şeyleri almamaya ayrıca özen gösterin.

Bir sonraki yazımda Örtülü Hipnoz (Covert Hypnosis), Konuşma Hipnozu (Conversational Hypnosis) ve Dil Kalıpları konusunu ele alacağım.

Beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

Önceki yazılar:

 

Nis 112013
 

Gizli Hipnoza Direnmek – Görsel Uygulamalar

Öncelikle Gizli Hipnozdan kastımızın ne olduğunu netleştirelim: Gizli Hipnoz, ilgili kişinin bilgisi dışında uygulanan ve o kişinin çıkarlarını kısmen bile olsa olumsuz yönde etkileyebilen bilinçaltı yönlendirme tekniğidir. (*)

Gizli hipnozun pek çok çeşidi vardır. Bunların neredeyse hepsi, bilinçli zihnimizin algılama süzgeçlerini devre dışı bırakma esasına dayanır. Gizli hipnozda temel varsayım şudur: Kullanılan yöntem ne olursa olsun, bilinçli zihnin filtrelerinden geçen bütün mesajlar, bilinçaltı tarafından fazla direnç görmeden kabul görür. Bu tür uygulamalar genellikle “subliminal” olarak kategorize edilir.

Tekrarlama yöntemi
Reklam panolarında ve görsel medyada en çok yararlanılan tekniklerden biridir. Tekrarlanan görüntüler, o konu ile hiç ilginiz olmasa bile bilinçaltınız tarafından defalarca algılandığı için, siz farkına bile varmadan beyninizde kalıcı bir hale dönüşecek ve size tanıdık gelen bir özellik kazanacaktır. Bilinçaltımız, kendi dağarcığında yer alan bilgilere daha fazla itibar etme eğilimindedir. Reklamı yapılan ürüne gereksinim duyduğunuz zaman, size tanıdık gelen firmayı -daha önce hiç alışveriş yapmamış olsanız bile- sezgisel olarak kendinize daha yakın bulacaksınız.

Yirmibeşinci kare yöntemi
Bildiğiniz gibi sinema filmleri saydam resim karelerinin belli bir hızla ve peşpeşe gösterilmesiyle hayat bulur. Bir saniyenin yirmidörtte biri -yaklaşık 41.67 milisaniye- aralıklarla peş peşe gösterilen fotoğraflar arasındaki değişimi bilinçli zihnimiz farkedemez ve parça parça gösterilen bu fotoğrafları aynı görüntünün kesintisiz gösterimiymiş gibi algılar. Özetle, sadece 41.67 milisaniye süresince gösterilen bir görüntüyü, bilinçli zihnimiz tek başına yakalamakta zorlanır. Oysa aynı görüntü, hiç bir engele takılmadan doğrudan bilinçaltımıza ulaşır.

1950’lerde Amerikada bir sinema salonunda yapıldığı söylenen bir deneyde, gösterilen filmin her 24 karesinden sonra “Patlamış Mısır Ye ve Coca-Cola İç” yazılı bir yeni kare eklendi. Belirtildiğine göre film arasında yapılan satışlarda, normal film gösterimlerine kıyasla büyük bir artış elde edildi.

Bu tür uygulamalar “25. kare” olarak adlandırıldı. Daha sonra buna benzer çalışmalar her yerde yapılmaya başlandı ve sonunda yasa dışı ilan edilerek yasaklandı. Buna rağmen, 25. kare uygulamalarının kılıfına uydurularak hala kullanılmakta olduğu bilinir.

(25. kare yöntemiyle elde edilen verilerin aslında düzmece olduğu ve iddia edilen etkilerin gözlenmemiş olduğunu belirten görüşler de bulunmaktadır. Ancak, hızlı okuma çalışmalarımız sırasında deneysel olarak edindiğimiz bilgiler, bu konuda eğitilen kişilerde göz-beyin kavrama süresinin 5 milisaniye düzeyine kadar inebildiğini gösteriyor. Dolayısıyla bunun 8 katı uzunluğundaki bir sürede gösterilen resimlerin bilinçaltı tarafından rahatlıkla algılanabileceğini söyleyebiliriz. Ancak bu durumdan bilinçli zihin haberdar olmak zorunda değil.
Burada sözü edilen 25. karenin tamamen sembolik olduğunu belirtmekte yarar var. Dijital çağın filmlerinde bir saniye içinde gösterilen kare sayısı genellikle yirmidördün çok daha üzerinde. Bu girişimleri, genel görüntüyü bozmadan araya parça eklemek şeklinde algılamak daha doğru olur. )

Resimlerde Gizlenmiş Ayrıntılar
Pek çok reklam afişinde açıkça görülmeyen yazı ve görüntülerden yararlanılmıştır. Bunlardan pek çoğunu algılamak için hayal gücümüzü epeyce zorlamamız gerekiyor olsa da, bazılarını çok daha kolaylıkla görebiliriz.

Bu tür görsellerde ana tema olarak genellikle “seks” kullanılır. Bazan sadece gizli sözcüklere yer verilirken, bazan da cinsel organların çağrıştırılmasından yararlanılır. Çünkü seks, eylemlerimizi etkileyen temel güdülerimizden biridir. Çok daha masum görünüyor olsa bile, araba reklamlarında cinsel bakımdan çekici kadınların kullanılması da aslında bir gizlenmiş ayrıntı uygulamasıdır ve gizli hipnoz tanımına uyar. Mesaj erkeklere yöneliktir ve “bu arabaya sahip olursan, böyle çekici kadınlara da sahip olursun” anlamı taşır.

Görsel gizli hipnoz

 

Aşağıdaki örnek için ek bir açıklamaya gerek var mı? Mesaj çok fazla açık -aleni-. Bu yüzden o mesajın ilgi yerine rahatsızlık üretmesi çok daha büyük bir olasılık. Reklamcılık uygulamalarında estetik kaygının da hesaba katıldığı unutulmamalı.

subliminal mesajlar

 

Bana biraz zorlama gibi görünse de, facebook giriş sayfasında bile bu tür mesajlar olduğu iddia ediliyor:

subliminal

Bir sonraki yazımda işitme duyumuzu hedef alan gizli hipnoz uygulamalarını ele alacağım.

Beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy (http://hipnoz.axtelsoft.com/ahmet-aksoy-kimdir/)
hipnoz.axtelsoft.com
Gamet Gelişim (www.gamet.com.tr)
Gizli Hipnoz Uygulamaları – Görsel Uygulamalar

Not: (*) Bunu özellikle vurgulama gereği duyuyorum. Çünkü hipnotik etkilemenin ille de gizli yapılması şart değildir. Bu nedenle Gizli Hipnoz terimini, ilgili kişinin bilgisi dışında ve onun çıkarlarını gözetmeden yapılıyor olması koşuluna bağlıyorum. İleriki yazılarımda hipnotik etkilemelerin ilgili kişinin bilgisi dahilinde ve onun yararına kullanılmasına yönelik örnekleri de ele alacağım.

Nis 102013
 

Blog sistemi olarak WordPress kullanıyorum ve çok memnunum.

Ancak dün,  Gizli Hipnoza Direnmenin Yöntemleri başlıklı yazımı yayınlayıp, Facebook gibi ortamlara linklerini aktardığımda ilginç bazı sorunlar yaşandı. Sözkonusu linkler, yazının kendisi yerine Ahmet Aksoy Kimdir sayfasına yönlendirildi.

Kim bilir, belki de gizli hipnoz sözcüğü bir yerlerde bir fitreye takılmıştır…  (Her şeyi olağanmış gibi algılamamız da bir hipnoz halidir. Bu yüzden kendimizi de sık sık sorgulamamız yerinde olur.)

Daha önce benzer bir sorun yaşamadığım için, durumun farkına varmak biraz zaman aldı.

Elimde olmaksızın böyle bir soruna neden olduğum için, Gizli Hipnoz konulu bir yazı okumak için ilgili linke tıkladıklarında, benim kişisel bilgilerimle karşılaşan tüm okuyucularımdan özür diliyorum.

Umarım aynı sorunu tekrar yaşamayız.

Ahmet Aksoy
http://hipnoz.axtelsoft.com/2013/04/10/wordpress-link-olustururken-sorun-mu-yaratiyor/

Nis 092013
 

Gizli Hipnoza Direnmenin Yöntemleri

hipnozHipnoz doğal bir olgudur. Günlük yaşamımızın içinde farkına bile varmadan pek çok kez hipnoza girer, çıkarız. Hipnoz, yaşamımızın taa içindedir. Çünkü hipnoz, sadece, bilinçli zihnimizin kalkanlarını indirdiği halin adıdır. Hipnoz, bilinçli zihnimizin teslimiyetidir.

Pek çok kişi hipnozu bir tür uyurgezerlik gibi algılar. Oysa hipnoz, adı uyku sözcüğünden türetilmiş olsa bile, bir uyku hali değildir.

Hipnoz, bilincin teslimiyetidir. Hipnoz, dış uyaranları ve yönlendirmeleri, olduğu gibi, sorgusuz-sualsiz kabullenmektir.

Kitap okurken, eğer okuduklarınıza ilgi duyuyor ve yazarın yazdıklarını sorgulamaya gerek duymuyorsanız, kolayca hipnoza girersiniz.

Televizyon izlerken, eğer izlediklerinizi sorgulamak gibi bir alışkanlığınız yoksa, siz de hipnoza girmek için gönüllüsünüz demektir.

Fanatik bir taraftarsanız, tuttuğunuz takımın maçını izlerken hipnoza girersiniz. Çünkü, onu sorgulama gereği duymazsınız.

Aşıksanız, hipnozdasınız. Aşık olduğunuz kişiyi sorgulamak, aklınızın ucundan bile geçmez. Aksi halde ona ihanet etmiş gibi hissedersiniz.

Tuttuğunuz partinin lideri konuşurken, hipnoz altındasınızdır. Çünkü onun söylediklerini sorgulama zahmetine girmek istemezsiniz.

Alışveriş yaparken, satıcıyı ve ürünü sorgulamıyorsanız, hipnoz altına girmeniz bir an meselesidir.

Anneler, çocukları ile ilgili konular sözkonusu olduğunda derin hipnoz altındadırlar.

Peki, hipnoz bu kadar korkulacak bir şey midir?

İşte burada, açık hipnoz ile gizli hipnoz (örtülü hipnoz – covert hypnosis) uygulamalarını birbirinden ayırmakta yarar var. Eğer isteyerek ve bilinçli olarak hipnoza girmek istiyorsanız, yöntem ne olursa olsun, bu tamamen sizin tercihinizdir, kendi seçiminizdir. Buna bizim de söyleyecek bir sözümüz olmaz. Ancak gizli hipnoz, size farkettirmeden, sizi hedef alan ve sizin çıkarlarınıza ters bir amaçla uygulanan hipnozdur.

Eğer içinde yaşadığımız toplum ve topluluklar etik kurallara uygun davranan, emeğe saygılı, başkalarının da hakkını teslim eden, farklılıklara değer veren bireylerden oluşmuş olsaydı, hipnoza karşı kendimizi korumaya ihtiyaç duymazdık. Çünkü gizli hipnoza gerek duyulmazdı. Ne yazık ki durum hiç te öyle değil. Hatta giderek daha da kötüleşiyor. İnsanlar kişisel çıkarlarını, koşullar ne olursa olsun başkalarının çıkarlarından daha önde tutmaya çalışıyorlar. Üstelik, başkaları bu durumdan zarar görüyor olsa bile…

İşte bu yüzden, yaşamın acı gerçeklerinin farkında olabilmek için hipnozu tanımak, onun gücünün farkında olmak ve gerektiğinde ondan nasıl korunacağımızı bilmek zorundayız. Çünkü bazı kişi ve kurumlar bilinçli veya bilinçsiz olarak gizli hipnozun gücünden kendi çıkarları için yararlanıyorlar.

İşte bu yüzden, bizim isteğimiz dışında ve bize zarar verecek şekilde ve bize karşı uygulanmak istenen gizli hipnozun farkında olmak ve kendimizi savunmak zorundayız. Hangi biçimiyle olursa olsun, gizli hipnoza karşı en etkin savunma yöntemi, farkında olmak ve sorgulamaktır. Kişileri, olayları ve nesneleri… Ama bunu bir paronaya boyutuna taşımadan.

Eğer gizli hipnoza direnmek istiyorsanız, her ne yapıyorsanız yapın, bilinçli zihninizin savunma kalkanlarını açık tutun. Gizli hipnoza direnmek için herşeyi sorgulayın. Çünkü, sorgulamaktan vazgeçtiğiniz an, gizli hipnozun ağına düşebilirsiniz. Çünkü hipnoz çekicidir. Hipnozu yaşamak güzeldir. Hipnoz kolaylıktır. Hipnoz rahatlıktır. Hipnoz altındayken zamanın nasıl geçip gittiğini bile algılamazsınız. Hipnoz size huzur verir. Hipnoz size hazır çözümler sunar. Hipnoz sizi düşünmek, değerlendirmek ve karar vermek zahmetinden kurtarır.

Hipnoz, bağımlılık yaratır.

Ama, çözüm sizdedir. Gizli hipnoz tuzaklarına düşmemek için farkındalığınızı geliştirin. Farkındalığınızın farkına varın!

Ahmet Aksoy
Gamet Gelişim
http://hipnoz.axtelsoft.com/2013/04/09/gizli-hipnoza-…nin-yontemleri/

Tem 312011
 

Örtülü Hipnoz (covert hypnosis) , çok yaygın olarak kullanılan; ama bir o kadar da tanınmayan bir yöntemdir. Örtülü hipnozda muhatap, durumun farkında bile değildir. Tanım olarak örtülü hipnoz, insanlara hipnotik etki altına girdiklerini farkettirmeden, onları hipnotik etki altına alma sanatıdır. Bu yöntem, Igor Ledochowsky, Dr Joe Vitale ve Kevin Hogan gibi kişiler tarafından geliştirilmiştir.

Örtülü hipnozu etkin bir şekilde kullanabilmek için öncelikle klasik hipnoza hakim olmak gerekir. Örtülü hipnozda iki temel unsur bulunur. Bunlardan birincisi, konuşma diline hakim olmaktır. İnsanları hipnotik konuma sokarken, belli dil kalıplarından yararlanılır. Aslında bu dil kalıpları, bilinçaltını etkileyebilmek için aşılması gereken “kritik faktör”ün üstesinden gelebilmek amacıyla kullanılır. Bu nedenle örtülü hipnoz için konuşma diline çok iyi hakim olmak şarttır.

Örtülü hipnozun ikinci temel unsuru ise konuşmada akıcılık ve ilişkilendirme sağlanmasıdır. Yönlendirici düşünceler akıcı bir şekilde sunulduğunda, karşıdaki kişinin bir fikir oluşturması sırasında mantığına başvurmasına gerek kalmaz. Bu da, yeni düşünceye karşı bir direnç oluşması olasılığını ortadan kaldırır. İlişkilendirme ise bilinçaltına bilgi aktarmanın en etkin yoludur. Çünkü bilinç, eskiden edinilmiş bilgilerle yeni bilgileri kıyaslayarak bir sonuca varmaya çalışır. Örneğin insanlara yiyeceklerle ilgili bazı sorular yönelterek onları beslenmeyle ilgili belirli arzu veya eylemlere yönlendirmemiz mümkün olur.

Örtülü hipnozda çok önemli işlevlere sahip 4 bağlaç vardır: iken, çünkü, ve, anlamına gelir.

Bu sözcükler, düşünceleri birbirine bağlayan köprüler gibidir. Aşağıdaki örnek cümlelerde bu sözcükler koyu olarak yazılmıştır:

“Şimdi sen burada gevşemeyi öğrenmeye çalışırken kendini daha da rahatlamış bir durumda bulabilirsin. Çünkü geçmişte de gevşemiştin ve bu da vücudunun gevşemeyi yeniden başarabileceği anlamına gelir.

Ve sen daha fazla gevşedikçe, içindeki artan rahatlama duygusunu sürdürmek gittikçe kolaylaşır. Çünkü vücudun, rahatlamayı mükemmel bir şey haline getirecek yeteneklere sahiptir.”

Örtülü hipnoz, hayatımızın her alanında kullanılabilecek çok önemli bir araçtır. Hipnoz sözcüğünün yaratabileceği olası dirençlerle boğuşmaya gerek bırakmayan bu etkin araç, özenle ve toplumsal etik kuralların ışığında değerlendirilerek kullanılmalıdır.

Ahmet Aksoy