Ağu 042011
 

Hipnoz, gün içinde kendiliğinden girip-çıktığımız bir tür trans halidir. Uykuya dalmadan hemen önce ve uykudan yeni uyanırken bu trans halinde oluruz. Doğal ve güvenlidir. Bir çok kişinin sandığının aksine, hipnoz altındayken bir başkasının kontrolü altına girmezsiniz. Onaylamadığınız hiç bir komutu hiç bir kimse size zorla yaptıramaz. Kontrol tamamiyle sizdedir. Eğer bunun aksi olsaydı, tüm toplumlar kolayca zombi gruplarına dönerdi. Aslında tüm hipnozlar, otohipnoz’dan başka bir şey değildir. Kişi hipnoz altına girip girmemeye kendisi karar verir. Elbette bunu her zaman bilinçli olarak yaptığımız söylenemez. Ayrıca, bazı insanlar hipnoza karşı doğal olarak dirençlidir. Bazıları ise çok çabuk hipnotize olurlar. Daha önceki bir yazımda, televizyonun bir hipnoz makinesi olduğunu söylemiştim. Bir çok insan gönüllü olarak bu cihazın karşısına geçer ve transa girebilmek için en uygun koşulları yaratır. Eleştirel yetişkin [Yazının devamını görmek için tıkla]

Ağu 032011
 

Hipnoz, yaşamımızın doğal bir parçası. Farkında bile olmadan etkileniyoruz. Aşağıda verdiğimiz basit testleri uygulayarak bu tür etkilenmelere ne kadar açık olduğunuzu kontrol edebilirsiniz: Yöntem 1 1- Ayakta durun. Kaslarınızı olabildiğince gevşetin ve kollarınızı birbirine ve yere paralel şekilde ileriye doğru uzatın 2- Avuç içleriniz birbirine baksın ve aralarında 5-10 cm kadar bir boşluk olsun 3- Ellerinizin arasındaki boşluğa bakın ve bakışınızı o noktadan ayırmadan “Kapan… Kapan… Kapan…” sözcüklerini peşpeşe yineleyin. Bu sözcükleri sakin ve monoton bir şekilde tekrarlayın. Yorum: En fazla 1-2 dakika içinde ellerinizin birleşmesi beklenir. Bazı deneklerde ise tam tersine, ellerin birbirinden uzaklaştığı görülmüştür. Bu örnek, verilen komutların kaslarımız üzerinde doğrudan etkili olduğunu göstermektedir. Üstelik bu komutu kimin verdiği de çok önemli değildir. Reklamlara dikkat edin: aynı komutlar sürekli yineleniyor… Aynı testi, sözcükleri [Yazının devamını görmek için tıkla]

Tem 312011
 

Örtülü Hipnoz (covert hypnosis) , çok yaygın olarak kullanılan; ama bir o kadar da tanınmayan bir yöntemdir. Örtülü hipnozda muhatap, durumun farkında bile değildir. Tanım olarak örtülü hipnoz, insanlara hipnotik etki altına girdiklerini farkettirmeden, onları hipnotik etki altına alma sanatıdır. Bu yöntem, Igor Ledochowsky, Dr Joe Vitale ve Kevin Hogan gibi kişiler tarafından geliştirilmiştir. Örtülü hipnozu etkin bir şekilde kullanabilmek için öncelikle klasik hipnoza hakim olmak gerekir. Örtülü hipnozda iki temel unsur bulunur. Bunlardan birincisi, konuşma diline hakim olmaktır. İnsanları hipnotik konuma sokarken, belli dil kalıplarından yararlanılır. Aslında bu dil kalıpları, bilinçaltını etkileyebilmek için aşılması gereken “kritik faktör”ün üstesinden gelebilmek amacıyla kullanılır. Bu nedenle örtülü hipnoz için konuşma diline çok iyi hakim olmak şarttır. Örtülü hipnozun ikinci temel unsuru ise konuşmada akıcılık ve ilişkilendirme sağlanmasıdır. [Yazının devamını görmek için tıkla]

Tem 282011
 

Hipnoz nedir? Pek çok kişi için hipnoz, eski çağlardan kopup gelmiş, gizemli ve hatta ürkütücü bir araçtır. Bu kişilere göre, hipnoz kullanılarak insanlara yapmak istemedikleri şeyler yaptırılır. Hipnoz, bir çeşit büyüdür. Bazıları içinse hipnoz, gözbağcılıktır. Bir sahne oyunudur. Eğlencedir. Hipnozla yeni tanışan uygulayıcılar ise bilinçaltlarının derinliklerindeki gizli bilgilere, gizli hazinelere erişmeyi hayal ederler. Oysa hipnoz, günlük yaşamımızın önemli bir parçasıdır. Televizyonda sevdiğimiz bir diziyi, ya da bir filmi izlerken hipnoz altına girer, ne telefonun ne kapının zilini duymayız. Kendimizi kaptırmış bir şekilde ders çalışırken, yada aşık olduğumuzda hipnoz altındayız demektir. Zamanın su gibi akıp geçtiği durumlar, net bir hipnoz halidir. Hipnoz hali, dış etkenlere bilinçaltımızın kapısını ardına kadar açtığımız, etkilenmeye en açık olduğumuz durumdur. Televizyon için “Aptal kutusu” derler. Ne kadar yanlış! Televizyon, aslında bir hipnoz [Yazının devamını görmek için tıkla]